Selim Pusat’a Göre Aşkın Tanımı

Kesilmiş bir koyunun kasap dükkânındaki manzarası hoşa gitmez, hatta bazılarına iğrenç görünür. Fakat usta bir aşçının elinde nefis bir et yemeği olduğu zaman, dükkândaki manzarasına bakamayanlar bile onu iştahla yer. Aşk da böyledir. Aslında şehvettir yani hayvanî bir istek. Fakat romantik bir muhayyelle onu o kadar süsler ve güzelleştirir ki aşkın ilâhî bir duygu olduğunu inanırız. Yüzlerce yıldan beri bu şairane tarifleri dinleye dinleye insanüstü bir şey olduğunu sanmışızdır. Gerçekte şehvet isteğinden başka bir şey değildir.

Aşkı yıllarca göklere çıkardık. Kendi acımızı, kendi yalnızlığımızı kutsallaştırmak ister gibi… Şairlerin süslü sözlerini dinledik, masalların büyüsüne kapıldık, kalbimizin çarpıntısını ilâhî bir işaret sandık. Oysa gerçek her zaman oradaydı: Kasap dükkânındaki o çıplak, iğrenç görüntü gibi. Çoğumuz görmekten kaçtığımız için, aşçının tabağına sunulmuş hâliyle avunduk. Parlak bir sosun, güzel bir sunumun ardına saklanan o ilkel gerçeği hiç sorgulamadık.

Sevgi dediğimiz şeyin altında titreşen hayvanî istek hep vardı. Ama biz ona çiçekli bir isim verdik; şiirlerle, şarkılarla donattık; onu yücelttik ki içimizdeki karanlığı duymayalım. Çünkü insan, kendi çıplak doğasına bakınca ürperir. Şehvet diyemediğimiz her şeyi “aşk” diye etiketledik. Kendimize karşı dürüst olamayışımızı romantizm diye adlandırdık.

Sonunda ne kaldı? Kendi kendimizi kandırarak büyüttüğümüz bir put. Yüzlerce yıldır aynı yalanı tekrar edip ona inanmaya zorlanan bir insanlık. Ne kadar süslersen süsle, gerçeği değiştirmeyen bir maske.

Aşkın ilâhî bir duygu olduğuna inanmak daha kolaydı. Çünkü onu hayvansal bir içgüdü olarak kabul etmek, aslında bütün hayatımızı yanlış temeller üzerine kurduğumuzu kabul etmek demekti. Biz de bunu yapamadık.

Belki de bu yüzden acı çekiyoruz. Çünkü olmayan bir şeyi kutsuyor, olmayan bir derinliğe tutunuyoruz. Oysa geride kalan tek gerçek şu:
Aşk dediğimiz şey, ruhun değil bedenin fısıltısıydı.
Biz onu tanrılaştırdık; o ise bizi yüzüstü bıraktı.

Comments

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir